Akış rafı tasarımında dikkat edilecekler

Akış rafının çalışması tek bir değişkene bağlıdır: eğim. Eğim azsa kutu yolun ortasında durur, fazlaysa hızlanır ve raf sonunda sert çarpar. Doğru eğim hesapla değil, taşınacak kutu ile denenerek bulunur; bu yüzden ayarlanabilir kanal tutucu kullanmak önemlidir.

Kutunun tabanı sonucu doğrudan etkiler. Sert ve düz tabanlı bir kutu daha az eğimle akarken, yumuşak veya çıkıntılı tabanlı bir kutu daha fazla eğim ister. Raf tasarımına başlamadan önce hangi kutunun kullanılacağının kesinleşmesi gerekir.

Yükseklik kararında ölçüt erişim kolaylığıdır. Sık kullanılan parçalar bel ile omuz arasındaki bölgeye yerleştirilir; bu bölge eğilme ve uzanma gerektirmez. Seyrek kullanılan parçalar üst ve alt sıralara alınır.

Dolum ve kullanım yönlerinin ayrılması rafın en önemli özelliğidir. Dolum arkadan, kullanım önden yapıldığında FIFO sırası kendiliğinden korunur ve besleme yapan kişi ile üretim yapan kişi aynı alanda çakışmaz.

Karakuri: enerji kullanmayan otomasyon

Karakuri, hareketi elektrik veya basınçlı hava yerine yerçekimi, yay ve karşı ağırlıkla elde etme yaklaşımıdır. Adı, geleneksel Japon mekanik oyuncaklarından gelir ve üretimde basit mekanizmalarla otomasyon etkisi yaratmayı anlatır.

Tipik bir karakuri düzeneğinde dolu kutunun ağırlığı bir kolu aşağı indirir, bu hareket başka bir yerde bir kapağı açar veya boş kutuyu geri gönderir. Kutu alındığında karşı ağırlık sistemi başlangıç konumuna döndürür.

Karakurinin çekici yanı maliyeti değil, dayanıklılığıdır. Sensörü, motoru ve yazılımı olmadığı için arızalanacak bileşeni yoktur; çalışma mantığı bakan herkes tarafından anlaşıldığından bakımı da özel bilgi gerektirmez.

Uygulama geliştirmenin yolu denemedir. İlk tasarım nadiren doğru çalışır; kolun boyu, ağırlığın konumu ve eğim birkaç denemede ayarlanır. Bu yüzden sökülüp yeniden kurulabilen modüler bir sistem karakuri için uygun zemindir.